13 Ağustos 2014 Çarşamba

Kılıçdaroğlu nasıl Genel Başkan Oldu? CHP’de operasyonun birinci ayağı tamam! / 17/10/2010


ender erdemil

CHP’de Deniz Baykal’ın gizlice çekilmiş görüntüleri olduğu iddia edilen videonun piyasaya sürülmesiyle başlatılan ABD operasyonu başarıyla sona erdi. Deniz Baykal, tam bir sosyal demokrat gibi davranarak kararsız, tavırsız kaldı. Meydan okumasının ardında durmakta tereddüt etti.

Bu süreç, CHP’de operasyonu yürütenlerin işine yaradı. Kim bilir, Baykal belki de tehdit bile edildi bu süreçte. Belki yanlış bilgilendirilerek oyalandı.  Kararsız ve tavırsız kalması bununla da açıklanabilir. Ama ne olursa olsun operasyonun başarıya ulaşmasında Baykal’ın yadsınamaz bir rolü var.

Operasyon’un birinci ayağı tamam. Artık Deniz Baykal CHP’den tasfiye edilmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olacaktır. Açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla parti örgütünün yönetimi de “şimdilik” Önder Sav’a kalmıştır.

“Şimdilik” özellikle kullandığımız bir sözcüktür. Kemal Kılıçdaroğlu güçlendikçe, “şimdilik” sözcüğünün anlamı ortaya çıkacaktır.

Operasyon’un devamında CHP’nin yeniden yapılandırılması ve iktidara getirilmesi vardır. Kurultayda, operasyonun ikinci ayağı gerçekleştirilecektir. Seçimle iş başına gelecek MYK’nın yapısı, operasyon’un ikinci ayağının başarılı olup olmadığını gösterecektir. Bu ayak da başarılı olursa, Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi; sıra CHP’nin yüzde 40 oy alarak iktidara getirilmesi olacaktır.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin Batman İl kongresinde;
“Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir Türkiye yaratarak çözeceğiz. Toplumsal barışın bir parçası olacaksa biz genel affa 'evet' deriz.” ifadelerini kullandı.

Bir gazeteye verdiği röportajda aynen şunları söyledi:
Burası (güneydoğu sınırımızdaki mayınlı arazi) Kıbrıs büyüklüğünde bir alan. Burada devlet üretme çiftlikleri kurulabilir. Dağdan afla gelenler, topraksız köylüler hepsi orada eğitilebilir, çalışabilir, üretime katılabilir.(…)”  

Adıyaman ziyaretinde yaptığı konuşmada söyledikleri de şöyle: “Adına ne dersek diyelim, ister Kürt, ister doğu sorunu, Türkiye’nin 30 yıldır yaşadığı bir sorun var. Eğer terör sonlanacaksa, bu konuda sağlıklı bir adım atılacaksa CHP bu soruna ilgisiz kalmaz. Öteden beri zaten ilgisiz kalmıyordu. İçimizde Kürt kökenli, Türk kökenli, Çerkez kökenli, Laz kökenli kardeşlerimiz var. Bu coğrafyada kardeşçe yaşamak zorundayız.”

Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay’dan önce örneklerini verdiğimiz sözleriyle ilgili açıklama yapmak zorundandır.

Hükümetin ortaya koyduğu ve ABD projesi olduğu bilinen Kürt açılımının neresindedir?

Yurttaşlarımız, son 30 yıldır kardeşçe yaşamıyorlar mıydı?

Etnik kökeni farklı yurttaşlarımız birbirine düşmanlık mı güdüyor ki bir toplumsal barışa ihtiyaç duyuyor?

PKK’lılar için bir af çıkarılması, PKK’nın siyasallaştırılmasıyla aynı anlamı taşımaz mı? Düşündüğü genel af kapsamı içinde Abdullah Öcalan’ın affedilmesi de var mı?

Meraklısına not:

ABD Irak’tan çıkmak için kıvranıyor. Barzani’nin Kürt devletinin ilanı için de yumurta kapıya gelmiştir. Okuduğum hemen her ABD kaynaklı raporda, Kürt devletinin ilanı konusunda en büyük engel Türkiye gösterilmiştir. İddialara göre, Türkiye’de Kürt sorunu çözülmeden Irak’ta Kürt devletini ilan edilmesi, Türkiye’nin Irak’ın Kuzeyini işgal etmesine yol açabilir. Bu nedenle önce Türkiye’de Kürt sorunu çözülmeli, Barzani’nin Kürt devleti bundan sonra ilan edilmelidir.

AKP’nin bu sorunu çözemeye gücünün yetmeyeceği anlaşılmıştır. BDP, ve PKK Kürt sorununun çözülme sürecinden ABD tarafından tasfiye edilmiştir. Sıra, Türkiye’de bu işi halledecek güvenilir bir CHP yaratmaya gelmiştir.

 Baykal bu işin adamı değildi. Kılıçdaroğlu bu konuda nasıldır acaba?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme